Genel Hüküm ve Koşullar İçerisi’nde Yerel Mahkeme’nin Yetkili Kılınması Hakkında Sözleşme

Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca, ticari işlerden kaynaklanan girişimciler arasındaki ilişkilerle ilgili davalarda işlem yapan taraflar, yasalar münhasır yetki belirlemediği sürece, başka bir ilk derece mahkemesinin yerel yargı alanı hakkında yazılı olarak anlaşabilirler. Bu yetki anlaşması, sözleşmenin içerisinde; örneğin, Prag 1. Bölge Mahkemesi’nin, ilk derece bölge mahkemelerinin yetkisine ve Şehir Mahkemesi’nin yetki alanına giren davalards bu özel sözleşmeye dayanılarak ilgili anlaşmazlıkları çözmek için teykili olduğunu karara bağlayarak bu hususu sözleşme metnine dahil edebilirler.

Bununla birlikte, taraflardan biri, web sitesinde mevcut olan genel şart ve koşullara atıfta bulunarak yerel yargı yetkisine sahip olan mahkemeyi belirlemek isterse, Yüksek Mahkeme tarafından tespit edilmesi için öngörülen şartları yerine getirmelidir. Bu Mahkeme'ye göre, girişimciler, bu tür bir girişimci tarafından yazılı olarak yapılan bir sözleşmede yazılı olarak belirlenirse, web sitesinde mevcut genel şart ve koşullara atıfta bulunarak ve tarafların genel şartlar ve koşullar hakkında bilgi aldıklarını veya sözleşmeye bu şekilde eklendiğini belirttikleri taktirde, ticari faaliyetlerinden kaynaklanan ilişkilere özel bir yetki anlaşması yapabilirler. Bununla birlikte, bu genel şartlar ve koşullar sadece; yerel mevzuata tâbi girişimciler arasında bulunan; başka bir deyişle uluslararası bir unsur taşımayan ilişkilere uygulanabilir.

Uluslararası bir unsur içeren herhangi bir ilişki, yani tipik olarak her bir Akit Tarafın farklı bir AB Üye Devleti’nde yer aldığı sınır ötesi ilişkiler, başka üye devlet mahkemesinin yargı yetkisini  ve verdiği kararların tanınmasını öngören ve Brüksel I bis yönetmeliğinin kabulünü ve uygulanmasını öngören mevzuata tabidir. Yönetmelik, yetki şartının geçerli olup olmadığını belirlemek için kullanılacak yürürlükteki yasayı belirlemektedir. Bu, yasa; mahkemesi sözleşme ile yetkili olduğu kararlaştırılan mahkemenin bulunduğu Üye Devletin yasasıdır. Bu nedenle, bir Çek ve bir Alman girişimci, olası uyuşmazlıklarının, örneğin Münih Bölge Mahkemesi tarafından karara bağlanacağına karar verirse, böyle bir anlaşmanın geçerliliği, Alman yasalarına göre değerlendirilecektir. Her şeyden önce, Brüksel Adalet Divanı uyarınca yerel yargı yetkisinin belirlenmesine ilişkin anlaşma için AB Adalet Divanı'nın belirlediği içtihat hukukuna dikkat çekmek gerekiyor. Bu Mahkeme, birden fazla kararda, mahkeme yargı yetkisi ile ilgili düzenlemenin genel şartlar ve koşullar içinde yer alması durumunda, ancak her iki tarafça imzalanan sözleşme metninin genel şartlara atıfta bulunması halinde, bu hükmün geçerli olduğuna hükmetmiştir.

Bu nedenle, AB Adalet Divanı'nın, içtihat hukukunda yetki anlaşması için daha az katı koşullar getirdiği açıktır. Çek Cumhuriyeti Yüksek Mahkemesi’nin aksine, web sitesinde mevcut olan genel şartlar ve koşullara atıfta bulunarak bu tür şartlar ve koşulların taraflarca bilinmesi veya teklife eklenmesi ön şartlarının yerine getirilmiş olması beklenmemektedir. Bu nedenle, bir yetki sözleşmesi aktederken, yetki sözleşmesinde öngörülen farklı varsayımlar göz önünde bulundurularak, sözleşmenin uygulanacağı hukuki rejimin sözleşmeninönüne gideceği mahkemenin içtihat hukukuna yaklaşımı da dikkate alınarak açıkça (özellikle uluslararası bir unsurun varlığı halinde) belirlenmesi gerekmektedir.